“`html
Şanlıurfa Harran Üniversitesi tıp fakültesi hastanesi‘ndeki yoğun bakım sorunu, mahkeme sürecinin ardından Meclis gündemine taşındı.
HEP-SEN Sendikası’nın kazandığı hukuki süreç sonucunda, “personel eksikliği” konusunu kamuoyuna aktaran CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, hastane yönetiminin mahkeme kararlarını göz ardı ederek hastaların güvenliğini tehdit ettiğini belgelerle ortaya koydu.
Yargı: “Bu Düzen Hukuka Aykırı”
Şanlıurfa’da sağlık hizmetlerinin merkezindeki üniversite hastanesinde koşullar hiç de iç açıcı değil. Yoğun bakım ünitelerinde personel yetersizliği yaşanmakta ve hastane yönetimi, bu duruma rağmen mevzuata aykırı bir şekilde çalışma düzeni sürdürmektedir. HEP-SEN tarafından başlatılan dava neticesinde, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi, hastanedeki uygulamaların hukuka uygun olmadığını belirtti.
Mahkeme, durumun yalnızca mevzuata aykırı değil, aynı zamanda kamu yararına ve hizmet gerekliliklerine de ters olduğunu vurgulayarak, idarenin uygulamalarını iptal etti.
Mahkeme Neleri Tespit Etti?
Dava dosyasında yer alan veriler ve mahkeme bulguları, hastanedeki endişe verici durumu gözler önüne serdi. Yargı kararına göre, sorun geçici bir durum değil, sistematik bir yönetim zaafiyeti haline gelmiştir.
Mahkemenin “dur” dediği çalışma koşulları şunlardır:
| Tespit Edilen Sorun | Sahadaki Karşılığı |
| Hemşire Sayısı Yetersiz | Mevzuatta öngörülen minimum hemşire sayısı sağlanamıyor. |
| Süreklilik Arz Ediyor | Personel eksikliği geçici değil, kalıcı bir sorun. |
| Çifte Risk | Hem hasta güvenliği hem de çalışan sağlığı büyük tehlike altında. |
Karar Var, Uygulama Yok
Mahkemenin “bu şekilde çalışamazsınız, hasta hayatı riske atılıyor” yönündeki uyarısına rağmen, hastane yönetiminin bu kararı uygulamadığı ve eski düzende ısrar ettiği bildirilmektedir. Milletvekili Mahmut Tanal, hastane yönetiminin yoğun bakım yataklarını “hemşire eksikliği” nedeniyle kapattığını, ancak mevcut personelin verimli kullanımını sağlamadığını belirtti.
Hastanedeki yönetim, mahkeme kararlarını görmezden gelerek, mevzuata aykırı bir biçimde az sayıda hemşire ile hizmet vermeye devam etmesi, yalnızca bir ihmal değil, aynı zamanda “bilinçli bir yönetim tercihi” olarak değerlendirilmektedir. Tanal, “Bu durum ihmal ile açıklanamaz. Mahkeme kararını kim uyguluyor? Bu durumu kim koruyor?” diye sordu.
Milletvekili Tanal’ın Sosyal Medyadaki Paylaşımı
SON DURUM: Şanlıurfa Harran Üniversitesi; Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki yaşananlar artık sadece dedikodu değil, belgelerle ortaya konmuş bir hukuksuzluktur. Bu konuda açılan dava, HEP-SEN Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası tarafından açılmıştır.
SağlıkHaberi.net Yorumu: Yoğun Bakımda “Pardon” Denmez!
Bir hastanenin polikliniğinde doktor eksik olursa randevu bulamazsınız, ama yoğun bakımda hemşire eksikse hayatınızı kaybedebilirisiniz. Şanlıurfa’daki bu durum, sağlık yönetimindeki “ben yaptım oldu” yaklaşımının iflas ettiği noktadır.
-
Anayasal Suç: Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Mahkeme “Bu yoğun bakımda hemşire sayısı yetersiz, bu şekilde çalışamazsınız” derse, idarenin “Ben bildiğimi okurum” deme hakkı yoktur. Mahkeme kararını uygulamamak, Anayasa’nın 138. maddesini ihlal etmektir.
-
Hemşirenin Sırtındaki Yük: Yetersiz sayıda hemşire ile yoğun bakım yönetmek, hemşireleri tükenmişlik sendromuna, hastaları ise enfeksiyon ve bakım eksikliği riskine maruz bırakmaktadır.
-
Faturalar Hastaya Çıkmasın: Yöneticilerin koltuk savaşları veya yönetim beceriksizlikleri nedeniyle tek bir hastanenin bile zarar görmesi kabul edilemez. Bakanlığın, mahkeme kararına direnen yönetim hakkında derhal inceleme başlatması gerekmektedir.
“`