İran’da Kadınlar Molla Rejimine Karşı Güçlü Bir Direniş Gösteriyor
İran’da ekonomik krize karşı başlayan ve hızla ülke geneline yayılarak rejim karşıtı bir kimliğe kavuşan protestolar, ABD müdahalesi tehdidi altında. Washington ve Tahran arasındaki gerilim her geçen gün artarken 47 yıldır Molla rejiminde hayatta kalmaya çalışan halk şimdi de savaş tehdidiyle karşı karşıya kaldı. İran’daki protestoların en ön safında yer alan kadınlar Molla rejiminin karşısındaki en dirençli güç. İranlı kadınlar yaşadıklarını BirGün’e anlattı. İran’da yaşayan Farah, (kadınların isimleri güvenlik nedeniyle değiştirilmiştir) “Herkesi öldürdüler. Protestodan çok savaş gibiydi. Herkese tüfekle ateş açtılar. Yeni doğan bebekleri bile öldürdüler. Hastanelerden yaralıları kaçırıp infaz ettiler. Ceset torbaları yerlerde toplandı” dedi.
Halkın askeri teçhizatla olan saldırıya taşlar ve ateşlerle karşılık verdiğini belirten Farah, “Buna rağmen hala umutluyuz, sinirliyiz. Sadece normal ve mutlu bir hayat istiyoruz. Bu yüzden Molla rejiminin tamamiyle gitmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. BirGün’e konuşan bir diğer kadın olan Zahr ise, protestoların nedenlerine dikkat çekti. 47 yıldır süregelen insan hakları ihlalleri şu an İran’da yaşananların nedeni diye konuşan Zahr, “Rejimin kadına karşı şiddeti, halk üzerinde kurulan dini baskılar, azınlık etnik ve dini gruplara karşı ayrımcılık ve kendi çocukları lüks içerisinde yaşarken ekonominin her geçen gün kötüleşmesi nedenler arasında” dedi.
YÜRÜRKEN KORKUYORUM Çocukluğundan beri, ahlak polisi yüzünden sokaklarda yürürken korktuğunu vurgulayan Zahr, “Eğer başörtünü ‘düzgün’ takmadıysan seni insan olarak görmüyorlar. Aile üyelerim dahil birçok insan gözaltına alındıktan sonra saldırıya uğradı. İlk defa yakalandığımda ve uyarı aldığımda 9 yaşındaydım” ifadelerini kullandı.
REJİM TAMAMEN ÇÖKTÜ Protestoları devrim olarak tanımlayan Soraya ise süreci şu sözlerle özetledi: “Hükümetin gösterdiği şiddet başka hiçbir yerle karşılaştırılamaz seviyede. Bu artık bir protesto değil, devrim. Rejim tamamen çöktü, sadece ülkeyi terk etmedi.”















