ABD’deki 30 yıllık güvenlik açığı DNA dosyalarını açığa çıkartmış olabilir
Araştırmacılar, ABD’deki çoğu adli tıp laboratuvarında kullanılan ve oluşturulan DNA analiz sonuçlarını içeren dosyaların, tespit edilebilir herhangi bir iz bırakmadan değiştirilebileceğini keşfetti. Bu güvenlik açığı bulunan dosya formatı 1995’ten beri kullanımda olduğundan, sorun potansiyel olarak otuz yılı aşkın bir süreyi kapsayan suç davalarındaki dijital delilleri etkileyebilir.
Wall Street Journal’ın aktardığı habere göre adli bilimler ve bilgisayar bilimleri alanında uzman bir grup, fiziksel DNA örneklerinin taranmasıyla elde edilen verileri değiştirmeyi başardı. Sistem, dijital kayıtlarda herhangi bir aslını bozma veya değiştirme belirtisi gözlemlenmedi.
Araştırmacılar, deney için gerekli kodu kamuya açık şekilde yapay zeka kullanarak oluşturdular.
Bu sorun, yeniden analiz edilebilen fiziksel DNA örneklerini etkilemez, ancak dijital sonuçların güvenilirliğini tehlikeye atıyor. Uzmanlar, bu sonuçlara dayanarak profiller oluşturabiliyor, suç mahallerinden elde edilen kanıtları şüphelilerden alınan örneklerle karşılaştırıyor ve mahkeme için raporlar hazırlıyor.
DNA analiz sonuçları genellikle elektroferogram şeklinde sunuluyor.
Araştırmacılar, gerçek suç davalarında delillerin değiştirildiğine dair doğrulanmış herhangi bir vaka bulamadılar. Deney, tespit edilemeyen müdahale olasılığını gösterse de arşivlerin tehlikeye atılmış olduğu kanıtlanamadı.
The post ABD’deki 30 yıllık güvenlik açığı DNA dosyalarını açığa çıkartmış olabilir first appeared on Kilis Egitim.